Merhamet Mi Derinden, Yoksa Sevgi Mi? Bence Her İkisi..
- Kategori : Edebiyat İklimi
- Yorum Yok
- 12 views kez Okundu
25 Ocak
2012Yağmur “geliyorum!” diyor. Gökte savaş var. Gurulduyor bulutlar durmadan. Hafiften damlıyor damlalar bin bir çeşit suratlara. Islaklığın en sevilmeyen tarafı gösteriyor kendini. O an belki de düşmanınmış gibi kaçmak istersin yağmurdan. Ama bir yandan da kollarını açıp ona sonsuzca sarılmak istersin. Yalnızlığına dermanmışçasına umut bağlarsın yağmura. Çünkü bir tek o vardır yanı başında…
En ufak ihtiyacımızda anne diye haykırdığımız yaşlarda yalnız kaldığımız anlarda ne çok korkardık hatırlar mıyız? Korkuyla yüzleştiğimizde koşa koşa atlardık anamızın sevgi dolu kucağına. Suratımızda tarifi belirlenemeyen muhteşem bir gülümseme belirirdi. Tattığımız en ufak acıda ağzımızdan çıkan ilk kelime yine anne olurdu. Acımız sadece onun yanında yok olurdu. Çünkü o bizim meleğimizdi, sevincimizdi, acımızdı. Onlar dünyanın gaddarlığına karşı en büyük kozlarımızdılar. Ve her zaman öyle kalacaklar. Yaşama veda edene dek…
Nicemiz babalarımızın hareketlerine hayranlık duyarak büyümüşüzdür. Söyledikleri her kelime bize inanılmaz gelmiştir. Çünkü onlar bizlerin eşsiz bilginleriydiler. Anlamadığımız şeyleri onlara sorarak belki de canlarını çok sıktık ama onlar ütopyamızlardı, onlardan vazgeçemezdik. Onlar hayat güvencelerimizler, Sonsuza kadar…
Hayatımızın her parçasında onların izleri var. Doğrularımız onların sözleri, davranışlarımız onların etkisi. Biz onlarda öğrendik vazgeçilmezliği, kendi canını hiçe sayarak kol kanat germeyi. Yaşamımıza anlam katmayı öğrendik ve hala öğreniyoruz. Yaşadıkça asla vazgeçmeden onların izlerinden yürüyeceğiz. İstesek de istemesek de onlara hep bağlı kalacağız. Çünkü biz onlarınız…
Geçmişe dönüp bakınca, bizler için yaptıkları karşısında hepimizin boynu yere eğiliyor. Ne yaparsak yapalım karşılıklarını veremeyeceğimizin acını hissediyoruz. Ama böyle olduğu için onları mutlu edemeyiz diye bir kaide olmuyor. Unutmamalıyız ki onları iki tatlı söz ve kocaman bir sarılma ile dünyanın en mutlu insanı yapabiliriz. Daha vakit varken haykıralım siz çok seviyoruz diye. Sarılalım sonsuzca şefkat dolu bedenlerine…
En zoru ise bunları gurbette fark etmek. Elinizde ne onlara kocaman sarılmak var ne de dizlerinin dibine kıvrılıp yüreklerinin şefkat pınarında ferahlama şansımız var. Hele ki yanlarındayken belli etmemişsek sevgimizi, çaresizliğe gömülüp yalnızlığın acısıyla yanarız. Onlarsız geçen her anın sürgün acısından farksız olduğunu anlarız; bir kez daha yanarız. Onlarsız geçen her an tazeliğini koruyan acıyla durmadan yanarız…
Anne ve babalarımızın her daim yanımızda olmaları, mutluluğumuzun geçen her an kat kat artması dileğiyle;
Yahya Sancar










Yorumlar
Yorum Yapın !