
Şike soruşturması başladığı günden bu yana kalemimi elime alıp, bir türlü duygularımı aktaracak en doğru kelimeleri yoğuramadığım /birleştiremediğim bir yazıydı (mektuptu) bu.
Geçtiğimiz hafta yaşanan son olaylardan sonra duygular kalemime daha rahat akmaya başladı vesselam…
Spor kamuoyu olarak şike yapılmış yada yapılmamış olması ve gerçeklerin bir an önce ortaya çıkmasını istediğimizden , daha gerçek ve daha asıl bir şey var: Fenerbahçeli taraftarın böylesi durumda takımına olan bağlılığın artarak devam etmesi gerçeği…
Bir mektup tabiatındaki bu yazımı tüm Fenerbahçeli dostlarıma ithaf ediyorum…
‘Sevgili Fenerbahçeli Dostlar
Bu mevsimde Fenerbahçeli olmak, Fenerbahçe’li kalmak ve hala o gururu yaşıyor olmak zaten sizlere en yakışanı.
Sivas maçının bitiş düdüğünden sonra inanılmaz bir hasretle beklediğiniz Şampiyonluğu doyası kutladınız. Cebinizdeki son parayla maça gittiniz çoğu kez ve çocuğunuz rızkından kesip belki bencilce de olsa forma aldınız kendinize; arkasında memleketinizin plakası yazan…Kim bilir arkadaşınızdan borç para alıp maçı kahvede tıkış tıkış bir ortamda izlediniz…
Fenerbahçeli olurken hep fedakardınız…
Hüznünü yaşarken son dakikada giden şampiyonlukların, işte tam da o acıyı bu şampiyonluğa sevinerek yaşadınız. Hakkınızdı da …
Ve bir Pazar sabahı her şey değişti.
‘Şike’ ve sevdiğiniz takımın adı aynı satırlarda yazılmaya başlandı.
O günden beride uykularınız kaçtı…
Sizde şaşkınsınız. Hepimiz gibi…
Sevgide bir azalma yok, ve hatta artan çok şeyler var sarı-lacivert aşkınızda…
1-Şike yapılmış olabilir. Takımınız Şampiyonlar Ligi’ne gidememesi üzerine , Bank Asya’ya da düşebilir. Ve belki de Volkan’ın amatör kümelere düşse bile kalesini koruyacağı Fenerbahçe’nizi hiçbir zaman bırakmayacaksınız…
Çünkü size de bu yakışır…
Bunu şike soruşturmasından sonra aldığınız formaların artan rakamları, sosyal paylaşım sitesindeki ‘Fenerbahçeli Amblemli’ profil resimleri ve her ne olursa olsun çığ gibi büyüyen sevginiz , Fenerbahçe içinde binlerce Volkan Demirel olduğunun göstergesi…
2-Şike yapılmadığı mahkemece karar verilebilir. İnanıyorum ki Fenerbahçeli taraftar aklanmanın ve mağduriyetin gururunu yaşayacak ve hiçbir zaman aşırıya kaçmadan hakkını savunacaktır. En zor gününde yanında olduğu Fenerbahçenize daha da bağlanacaksınız…
Ki zaten konumuz şike,isimler,başkanlar, yöneticiler değil. Sadece 12. adam ve onun sevgisi…
Bir Galatasaraylının sarı kırmızıya, bir Beşiktaşlının siyah beyaza,bir Trabzonlunun bordo maviye duyduğu aşkın benzer türevinde bu sevgi…
Ve zaten hangi durum/ihtimal olursa olsun , şike yapılmış yada yapılmamış olsun, kişilerin ve hataların/doğruların gelip geçici, renklerin baki kalacağı Fenerbahçe sevginiz;, yine ve yeniden cebinizden , çocuğunuzun rızkından ve en önemlisi zamanınızdan ayırarak yaşatacaksınız…
Bu mevsimde Fenerbahçeli olmak,
Sevgilerin ve bağlılıkların hiç kuşkusuz en güzeli olsa gerek…
Vatan sevgisi, bir ananın evladına duyduğu gibi asil ve karşılıksız…’
Bir Galatasaraylının yüreğinden Fenerbahçeli arkadaşlarına…
Not: Bir köşe yazarının tuttuğu takımı açıklamaması kuralı ve genel kanısının aksine ‘Galatasaraylı’ olduğumu açıklamamın, önceki yazılarımdaki tarafsızlığım ve tüm takımlara karşı objektif duruşum ve hatta Galatasaray’ı çok daha acımasızca eleştirdiğim göz önüne alınırsa, bir sakıncası olmadığını düşünüyorum…
Sevgilerimle…
Can Kuş / cankus-78@hotmail.com