İlahi Adalet
- Kategori : Ahmet Sadi / Spor Yazıları
- Yorum Yok
- 91 views kez Okundu
16 Mayıs
2012Yayıncı kuruluşun düzenlemiş olduğu, Süper Final futbol turnuvasının yankıları bitmek bilmiyor. Kadıköy’de kaldırılan şampiyonluk kupası, maç sonrası yaşanan olaylar ve bitmek bilmeyen provakatif yorumlar her geçen gün korkutucu yeni bir hal almakta.
Tüm olumsuzluklara, haksız ve adaletsiz yaklaşımlara, bu uğurda dönen paralara ve senaryosu önceden çizilmiş tiyatro oyunlarına rağmen, geçtiğimiz hafta hayat durdu sadece konuşan ve konuşulan futbol ve taraftar oldu. Ayrıca Federasyonun büyük özveri göstererek düzenlemiş olduğu bu turnuva, zaten ölüm döşeğinde olan Türk futbolunun son nefesini de verdiğinin göstergesidir.
Son zamanlarda her ne kadar bende tepki göstermiş olsam da, son maçlarda ilgisiz kaldığımı söyleyemem. Geçen hafta sonu sevdiğim bir dostumla izledim Fenerbahçe Galatasaray mücadelesini. Kadrolar açıklandığında bilmiyorum sadece ben mi fark ettim, Galatasaray’a beraberlik yeterken, kontra atak hücumu düşünüp orta sahada rakibine top yaptırmaması gerekirken aksine çift forvetle mücadeleye başladı. Fenerbahçe’ye mutlak galibiyet gerekirken de tek forvetle çıkılması da zaten akla zarar bir hareket. Ayrıca iki takımın sahaya sürdüğü kadro kalitesiyle Fenerbahçe’nin şampiyon olamayacağı apaçık belliydi.
Nitekim ilk dakikalardan itibaren orta saha mücadelesi şeklinde devam eden karşılaşmanın sonucunun da çok sürpriz olmayacağı açıktı. Fenerbahçe’de öyle aman aman kazanma isteğine rastlayamadım. Toplasan birkaç ataktan fazlası oldu mu?
Fatih Terim ise bu kez Arena’da beraberliğe razı olmayarak zorladığı ama kaybettiği puanların ne anlama geldiğini acıda olsa fark etmiş, takımını beraberliğe motive etmişti.
Bir anda dokuz puan farktan tek mağlubiyetle iki puana düşüren sistemin sırtını sıvazladığı Fenerbahçe, farkında olamadan şampiyonluk potasına girdi. Hani Play off’ta rakiplerine göre en iyi puanı topladı deniyor ya, öyle ama en iyi oyunu sergilediğini kim söyleyebilir? Arena’da Galatasaray’ı yenseler de neredeyse maç tek kalede kendi sahalarında oynandı. Her iki Beşiktaş karşılaşmasında varlık gösteremediler. Sadece Trabzon’da galibiyet aldıkları maç izleyenlere seyir zevki veriyordu.
Her kime sorsanız aynı cevabı alırsınız; Fenerbahçe bu sezon şampiyonluğu hak etmedi. Süper lig maçlarında öyle aman aman bir performans sergileyemediler. Aksini iddia edebilen var mı?
Dışarıdan futboldan anlamayan bir adam getirseniz, maçları izlettirseniz, puan durumu hakkında bilgi verseniz kesinlikle mücadele oyun ve puan açısından Galatasaray’ın şampiyonluğu hak ettiği söyler.
Fenerbahçe’nin neredeyse %20 topla oynama oranına rağmen bir şekilde galip geldiği maçtan sonra tüm taraftarlarınca söylenen şampiyonluk ve mücadele türküleri hayret uyandırıcı.
Gerek Kadıköy de ki maçlarda gerek Aslantepe’de açık ara futbol üstünlüğü Galatasaray’a aitti. Oynanan dört karşılaşmada iki tarafının birer galibiyetinin yanında iki beraberlik vardı. Galatasaray rakibine altı gol atarken, Fenerbahçe beş gol atabildi.
Ama Kadıköy’de ki son maç öncesi sanki elli maç yapılmış ve ellisini Fenerbahçe almış havası hakimdi. Tabi ki taraftarı olduğunuz takıma inancınız tam olacak, destekleyip, moral vereceksiz ancak kendimizi kandırmanın da anlamı yok.
Emin olun Galatasaray eğer kontra atak futbolunu az bilebilseydi çok rahatlıkla rakibini evinde yenebilirdi. Onlarda ki yetenek kısıtlığı veya final heyecanını kaldıramama duygusu beraberliğe rahmet okutturdu.
En ilginç anekdot belki de maç öncesinde sokaklarda Sarı- Lacivert renklerin çok olması, maç sonu ise o renklerin Sarı-Kırmızı’ya dönüşmesi olmuştur. Maç öncesi yer altında saklanan Galatasaray taraftarlarının maç sonu itibariyle yerlerini rakiplerine vermiş olabilecekleri muhtemel.
Görmek istemediğimiz ancak her Fenerbahçe mağlubiyetinde tekrar şahit olduğumuz maç sonu çıkan olayların tüm faturası ise bu kez Federasyona aittir. Son hafta neredeyse iç savaş çıkartacaklardı. Saçma sapan hesaplar, art niyet kokan planlar bu ülke insanını birbirine düşürdü. Ne demişlerdi; “Ezeli rakip, ebedi dost”
Final mi? Tabi ki hak eden aldı. İlahi adalet tecelli etti.
Sevgilerimle..
Ahmet Sadi
http://spor.internethaber.com/yazi/ahmet-sadi-istek/2755/ilahi-adalet.html















